Yerli ve yabancı şirketlerin kuruluş, yönetim ve yeniden yapılanma süreçlerinde hukuki destek sağlanmakta; şirketlerin ticari faaliyetleri boyunca ihtiyaç duyduğu tüm hukuki danışmanlık hizmetleri sunulmaktadır. Şirketlerin kuruluş işlemleri, esas sözleşme hazırlanması, sermaye artırımı veya azaltımı, tür değişikliği, birleşme ve devralma gibi kurumsal işlemler titizlikle yürütülmektedir. Bunun yanı sıra, genel kurul ve yönetim kurulu toplantılarının hazırlanması, gerekli karar ve tutanakların mevzuata uygun şekilde düzenlenmesi ile tescil süreçlerinin takibi konusunda da kapsamlı hizmet verilmektedir.
Şirket birleşmeleri sürecinde, hukuki inceleme, sözleşme hazırlanması ve tescil işlemleri dahil tüm aşamalarda danışmanlık hizmeti sunulmaktadır. Sürecin mevzuata uygun şekilde, hızlı ve sorunsuz tamamlanması için gerekli hukuki destek sağlanarak tarafların hak ve menfaatleri korunmaktadır.
Şirket birleşmeleri ve devralmaları, yalnızca ticari ve mali değil, aynı zamanda gümrük yükümlülükleri açısından da ciddi sonuçlar doğurur. Devralınan şirketin geçmiş gümrük işlemleri, potansiyel riskler ve devam eden yükümlülükler titizlikle incelenmelidir.
Bu kapsamda, birleşme sürecinde gümrük uyum denetimi (customs due diligence) yapılmakta, potansiyel idari ve mali riskler ortaya konulmaktadır. Amaç, yeni yapının gümrük mevzuatına tam uyumlu hale gelmesi ve birleşme sonrası sürpriz vergi veya ceza risklerinin ortadan kaldırılmasıdır.
İthalat–ihracat operasyonlarının mevzuata uygun yürütülmesi için süreç analizleri yapılır, belge akışı ve prosedürler gözden geçirilir. Riskli alanlar belirlenerek gümrük denetimlerine hazırlıklı bir sistem kurulması sağlanır.
Birleşme ve devralma süreçlerinde, devralınan şirketin geçmiş gümrük işlemleri ve potansiyel yükümlülükleri ayrıntılı biçimde incelenir. Hazırlanan raporlarla yatırımcıya, işlem öncesi net bir risk haritası sunulur.
Royalti ödemeleri, patent lisansları, marka kullanımı ve distribütörlük sözleşmeleri, gümrük vergilendirmesinde kıymetlendirme açısından doğrudan etkili unsurlardır. Özellikle global firmalarda, fikri mülkiyet haklarının devrine, markanın Türkiye’de kullanılmasına veya grup şirketleri arasındaki maliyet paylaşımına ilişkin çok sayıda sözleşme yapılmaktadır. Bu sözleşmelerin büyük bir bölümü, ithalatçı firmaların getirdiği malların gümrük kıymetini doğrudan etkileyen işlemler olarak karşımıza çıkar.
Gümrük denetimleri sırasında müfettişler tarafından bu tür anlaşmalar sıklıkla incelenmekte; yapılan değerlendirmeler sonucunda ek tahakkuk ve cezai işlemler uygulanabilmektedir.
Bu kapsamda, fikri ve sınai mülkiyet sözleşmelerinin hazırlanması, gümrüğe etkilerinin analiz edilmesi, risklerin önceden yönetilmesi ve gerektiğinde idari ya da yargısal süreçlerin yürütülmesi konularında danışmanlık ve hukuki temsil hizmeti sunmaktayız.
Amacımız, müvekkillerimizin hem ticari haklarını korumak hem de gümrük mevzuatına tam uyum içinde faaliyet göstermelerini sağlamaktır.