4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesi, eksik ödenen veya ödenmeyen gümrük vergilerine uygulanacak yaptırımları düzenlemektedir. Maddenin 6. fıkrası: “Bir ila üçüncü fıkralara göre verilen cezalar, 241. maddenin birinci fıkrasında belirtilen miktardan az olamaz.” hükmünü içermektedir.
Görünürde basit bir alt düzenleme gibi görünen bu hüküm, gümrük idarelerinin uygulamasıyla, özellikle çok kalemli beyannamelerde son derece fahiş ve ölçüsüz cezalara yol açmaktadır. Uygulamada, çoğunlukla birkaç liralık vergi farkları nedeniyle yüzbinlerce, hatta milyonlarca liralık idari para cezaları düzenlenmekte; bu durum hem mükellefler açısından öngörülebilirliği ortadan kaldırmakta hem de hukuk devleti ilkesini zedelemektedir.
Çok düşük tutarlarda vergi farkı tespit edildiğinde, son derece yüksek idari para cezaları uygulanmaktadır. Örneğin yalnızca birkaç liralık vergi farkı bulunan beyannamelerde, Gümrük Kanunu’nun 234/1-a maddesi uyarınca çok düşük miktarlarda ceza uygulanması gerekirken; 234/6. maddenin hatalı yorumlanması sonucunda her bir kalem ve her bir vergi türü için asgari usulsüzlük cezası ayrı ayrı tatbik edilmekte, böylelikle ceza tutarları yüzlerce kat artmaktadır.
Çok kalemli beyannamelerde bu yaklaşımın sonucu olarak, toplam vergi farkı az olmasına rağmen idari para cezaları milyonlarca liraya ulaşmakta, kanunun öngördüğü “vergi farkının üç katı” sınırı aşılmaktadır. Bu tablo, idari para cezalarının caydırıcılık amacını aşarak, orantısız ve hakkaniyete aykırı bir nitelik kazanmasına yol açmaktadır.
234/6. madde ile getirilen alt sınır, yalnızca usulsüzlük cezasının bir asgari düzeyini garanti altına almak amacı taşımaktadır. İdarenin ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlemesi ve takibi için harcadığı emeğin düşük vergi farkı tespitlerinde en azından usulsüzlük cezası tutarında cezalandırılmasını amaçlamaktadır.
Ancak gümrük idareleri, 67/2. madde hükmünü “her kalem ayrı beyan sayılır” ifadesini her kalem ve her vergi türü için müstakil ceza kesilmesi gerektiği şeklinde yorumlamaktadır. Oysa bu düzenleme, kıymet farklılıklarının mahsup edilemeyeceğine ilişkindir; her kalem için bağımsız ceza öngörmez.
Bu nedenle, örneğin 1 TL’lik ÖTV ve 1 TL’lik KDV vergi farkı tespit edilmesi durumunda, yükümlülere toplam 2.382 TL idari para cezası uygulanmaktadır. Çok kalemli beyannamelerde bu uygulama, mükellefleri beklemedikleri ve karşılanması zor cezalarla karşı karşıya bırakmaktadır.
Beyanname sistemi de bu yorumu desteklememektedir. Navlun, sigorta, tahmil-tahliye gibi giderler beyannamenin tamamı için tek kalemde beyan edilmekte; sistemsel olarak bu tutarların her bir eşya kalemine ayrı ayrı girilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla hata veya eksiklik beyannamenin bütününde ortaya çıkmakta, kalem bazında cezalandırma hukuken geçerli olmamaktadır.
Anayasa’nın 2. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti’ni bir hukuk devleti olarak tanımlar. Hukuk devleti, idarenin kanunilik, öngörülebilirlik ve ölçülülük ilkeleriyle bağlı olmasını zorunlu kılar. Ölçülülük ilkesi, Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik kararlarında elverişlilik, gereklilik ve orantılılık unsurlarıyla açıklanmaktadır.
Somut uygulamada, çok düşük tutarlardaki vergi farkları için milyonlarca liralık ceza uygulanması, “orantılılık” unsurunun açık ihlali niteliğindedir. Bu durum, hukuki güvenlik, adalet ve hakkaniyet ilkelerini de ihlal etmektedir.
Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca, temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamalar ölçülülük ilkesine uygun olmalıdır. Vergi mükelleflerinin mülkiyet hakkını doğrudan etkileyen bu tür fahiş cezalar, hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmamaktadır.
234/6. maddenin uygulamasının Anayasa’ya aykırı sonuçlar doğurduğu, Türkiye genelindeki Gümrük Müşavirleri Dernekleri tarafından 27.01.2021 tarihli ortak yazı ile Ticaret Bakanlığı’na bildirilmiştir. Gümrükler Genel Müdürlüğü cevabi yazısında, konunun kanun çalışmaları sırasında değerlendirileceğini ifade etmiştir. Bu durum, idarenin mevcut uygulamanın yarattığı ölçüsüz sonuçların farkında olduğunu göstermektedir.
234/6. madde, hem lafzı itibarıyla yorumlara açık olması hem de uygulamadaki fahiş sonuçları nedeniyle Anayasa’nın hukuk devleti ve ölçülülük ilkelerine aykırıdır. Düzenlemenin kanun koyucu tarafından yeniden ele alınması gerekmektedir.
Yükümlülerin, navlun, sigorta, tahmil-tahliye, ardiye vb. yurt içi/yurt dışı gider beyanlarına azami özen göstermesi, ufak görünen farklara dikkat etmesi önemlidir. Böylece sürpriz cezalarla karşılaşma riski azaltılabilir. Gelen ceza kararlarının alanında uzman avukatlar tarafından incelenmesi ve sürecin yönetilmesi tavsiye edilmektedir.
Av. Ecem Nur ÖZTÜRK