Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşulların, vergi politikaları üzerindeki yansımaları her yeni düzenleme ile birlikte açıkça gözlemlenmektedir. Son yıllarda yürürlüğe giren vergi mevzuatı değişiklikleri, dolaylı vergilendirme sisteminin giderek genişletildiğini göstermektedir. Vergi sistemimizde, adeta ‘verginin vergisi’ olarak nitelendirilebilecek uygulamaların yanı sıra, henüz tahsil edilmemiş ve yalnızca teminata bağlanmış vergiler üzerinden dahi vergi hesaplanması yönünde düzenlemelere gidilmesi, bu yaklaşımın istikrarlı bir biçimde süreceğinin işaretidir.
KDV Kanunu’nda bu ay yapılan değişiklikle ÖTV I sayılı liste kapsamındaki malları ithal eden firmaların ithal esnasında ödemeyip teminata bağladıkları ÖTV’nin de ithalde alınan KDV matrahına eklenmesi yönünde yapılan yeni bir düzenleme ile karşı karşıyayız.
Türkiye'de mal ve hizmetler üzerinden alınan dolaylı vergilerden Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV), özellikle ithalat işlemlerinde ithalatçı firmalar üzerinde önemli mali ve hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Söz konusu vergilerin doğru beyan edilmesi ve ödenmesi cezai yaptırımla karşılaşılmaması adına oldukça önemlidir.
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde hangi malların ÖTV’ye tabi olduğu ürün gruplarına göre dört liste şeklinde düzenlenmiştir:
KDV Kanunu’nda yapılan değişiklik, Türkiye’deki petrol ve kimya sektöründe faaliyet gösteren birçok firmayı doğrudan etkileyen I sayılı liste kapsamındaki kimya, petrol ve doğalgaz ürünleriyle ilgilidir. ÖTV Kanunu I sayılı liste kapsamındaki mallar için ÖTV’nin konusu söz konusu malların ithalatçıları veya imal edenleri tarafından teslimidir. Kanunun bu düzenlemesinden anlaşılan ÖTV I sayılı liste kapsamındaki malların ithalatında ÖTV vergisi doğmamaktadır; bu malların ithalatçı firmalar tarafından yurt içinde başka bir firmaya tesliminde ÖTV vergisi doğmaktadır.
ÖTV Kanunu 16. Maddesinin 4. fıkrasında “I sayılı listedeki malların ithalinde, ödenecek özel tüketim vergisine karşılık olmak üzere türü, tutarı ve çözümüne ilişkin usul ve esasları Maliye Bakanlığınca belirlenmek suretiyle teminat alınır.” denilmektedir. Dolayısıyla, bu malların ithalatı esnasında ÖTV doğmamakta, yurt içinde satışları anında ÖTV doğmakta; ancak 16/4 hükmü gereği ithalatçılardan ÖTV tutarı kadar teminat alınmakta, teminat verilmeden ithalat yapılamamaktadır.
KDV Kanunu’nun ithalde alınan KDV matrahını düzenleyen 21/b maddesine göre “İthalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar” ithalatta alınan KDV matrahına eklenerek KDV’si ödenmektedir. Yapılan son değişikliğe kadar ithalat esnasında ÖTV ödeniyorsa, KDV Kanunu 21/b maddesi gereği ödenen bu ÖTV ayrıca KDV matrahına eklenerek KDV’si gümrükte beyannamenin tescili esnasında ödenmekteydi. ÖTV’nin teminata bağlandığı ÖTV I sayılı listedeki mallar içinse, ÖTV henüz gümrük beyannamesinin tescili esnasında doğmadığından, ödenen bir vergi söz konusu olmadığından ithalde alınan KDV matrahına eklenmiyordu.
24.07.2025 tarihli ve 32965 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan 7555 sayılı Kanun ile:
3065 sayılı KDV Kanunu’nda yapılan bu değişiklik, ithalatçıların mali yükümlülüklerini doğrudan etkileyecek niteliktedir.
Bu düzenleme ile birlikte;
Düzenleme öncesinde, ÖTV tutarının teminata bağlanmış olması nedeniyle bu kalem KDV matrahına dahil edilmemekteydi. Yeni düzenleme ile teminata bağlı ÖTV’nin de fiilen ödenmiş gibi KDV matrahına dahil edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Bu değişiklik, ithalatçılar açısından bir mali yük artışı anlamına gelmektedir. Teminata bağlanan ÖTV tutarları artık KDV’ye esas matrahın parçası olduğundan, ithalat anında daha yüksek KDV ödenmesi gerekecektir. Her ne kadar KDV mahsup edilebilen bir vergi olsa da, özellikle yüksek tutarlı ÖTV’ye tabi malların ithalatında bu durum finansman planlamasında dikkat edilmesi gereken bir unsur haline gelmiştir.
Yeni düzenleme, ithalat işlemlerinin KDV beyanlarına yansıyacaktır. Gümrük beyannamelerinin gümrük müşavirlerince yazılması sırasında teminata bağlanan ÖTV’nin KDV matrahına dahil edilip KDV hesabında dikkate alınması önemlidir. Aksi takdirde, ithalat esnasında KDV matrahı eksik beyan edilmiş olacak ve Gümrük Kanunu 234. maddesi uyarınca ek tahakkuk ve vergi farkının 3 katı tutarında idari para cezası uygulanabilecektir.
4760 sayılı ÖTV Kanunu’nun 1 sayılı listesinde yer alan malların ithalatında teminata bağlanan ÖTV tutarının, ithalat anında KDV matrahına dahil edilmesi yönünde 3065 sayılı KDV Kanunu’nda yapılan değişiklik, ithalatçılar açısından mali ve operasyonel etkileri beraberinde getirmektedir. İthalatçılar, nakit akışlarını, muhasebe sistemlerini ve gümrük beyan süreçlerini yeni düzenlemeye göre güncellemelidir. Özellikle ilk geçiş döneminde dikkatli olunması, ileride oluşabilecek cezai durumların önlenmesi açısından kritik önemdedir.